AFSÜ’nün Sempozyumunda Yaşlılık ve Türkiye’de Sağlıklı Yaşlanma Konuşuldu

Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi (AFSÜ) Atatürk Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu tarafından, yaşlılık ve bu dönemin gereksinimlerine dikkat çekmek amacıyla düzenlenen “Yaşlılık ve Sağlıklı Yaşlanma Sempozyumu” Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Ümit Dündar’ın selamlama konuşması ve alan uzmanlarının sunumlarıyla tamamlandı. Yaşlılara Saygı Haftası dolayısıyla çevrim içi düzenlenen etkinlikte Akdeniz Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Gerontoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İsmail Tufan, AFSÜ Hukuk Müşavirliğinden Avukat Gökhan Kılıç ve Afyonkarahisar Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü, Sosyal Hizmet Merkezi Müdürü Emine Sağlam birer sunum yaptı.

AFSÜ Atatürk Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Sağlık Bakım Hizmetleri Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ayten Küçük’ün moderatörlüğünde yürütülen sempozyumda bir selamlama konuşması yapan Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Ümit Dündar, yaşlanmanın, ana rahminden başlayıp ölene kadar süren kesintisiz bir süreç olduğunu söyledi. Yaşlılığın biyolojik yaşam döngüsünde bütün insanların uğradığı ya da uğrayacağı bir durak ve bu yönüyle kaçınılmaz bir dönem olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Dündar, bu dönemdeki bireylerin kendine özgü ihtiyaçları ve sorunları olduğunu kaydetti.

Yaşlılarımızın Sorunları Sadece Sağlık ile Sınırlı Değil

Prof. Dr. Dündar sözlerini şöyle sürdürdü: “Biliyoruz ki bilimsel gelişmelerle insan ömrü uzarken bazı kronik hastalıklar da yaygınlaşmıştır ve yeni yeni hastalıklar da gündeme gelmektedir. Tabii yaşlılarımızın sorunları sadece sağlık ile sınırlı değil. Dolayısıyla bu etkinlikte ele alınacak konular, esasen her yaş grubundaki bireyi ve yaşlıların yaşam kalitesini yükseltmekten sorumlu olanları yakından ilgilendiriyor.

Birçok demografik ve toplumsal faktörün etkisiyle ve nüfus artış hızında yaşanan düşüş sebebiyle genel nüfus içindeki yaşlı nüfus, oransal olarak artmıştır. Pek çok ülke gibi Türkiye’de de nüfus piramidinde değişiklikler ortaya çıkmıştır. Bu durum, yaşlı ihtiyaçlarının daha fazla gündeme gelmesini sağlamış ve eğitimden çalışma hayatına, sosyal güvenlikten sağlık hizmetlerine kadar birçok politikayı etkiler hâle gelmiştir.

Kadınlar, çocuklar ve engelliler gibi toplumun özellikle gözetilmesi gereken kesimleri hakkında kamu kurumları, uluslararası kuruluşlar ve sivil toplum tarafından çeşitli düzeylerde çalışmalar yapıldı ve yapılmaya da devam ediliyor. Ancak ne yazık ki her kesim, ismini zikrettiğim o kesimler kadar avantajlı değildir. İhmal edilen ve haklarında yapılan çalışmaların, diğerlerine nazaran ve nispeten az olduğu kesimlerin başında da yaşlılarımız geliyor. Maalesef çocuklar, kadınlar ve engelliler için elde edilen kazanımların ve ortaya çıkan güzel gayretlerin yaşlılar açısından aynı düzeyde gerçekleşmediğini görüyoruz.

Yaşlılara Karşı Sorumluluklarımızın Farkında mıyız?

Toplumsal ve kültürel tecrübeleri geçmişten bugüne taşıyan yaşlılarımız, öz değerlerimize uygun olarak, aile kurumunun unsurlarından biri, yol göstericilerimizdir. Yaşlılar, toplumumuz için bereket kaynağıdır. Ne yazık ki son yıllarda, yaşlılara yönelik algının büyük bir erozyona uğradığına tanıklık ediyoruz. Yaşlıların çağın koşullarına ayak uyduramadığı, tutucu, değişmez ve aileye külfet oldukları şeklindeki önyargılar, özellikle şehir hayatında şahit olduğumuz toplumsal bir yara olarak bizi üzüyor.

Şimdi soru şu: Çekirdek aile yapısının yaygınlaşması ve plansız kentleşmenin doğurduğu sorunları bir gerçeklik olarak kabul ederek yaşlılarla ilgili bütün sorumluluğu devletin ve STKların üstlenmesini mi bekleyeceğiz? Yoksa bir bütün olarak tüm fertlerin, yaşlılara hak ettiği saygıyı ve değeri gösterme konusunda sorumluluğu olduğunu mu savunacağız?

Bilimsel özerkliğe ve kamu tüzelkişiliğine sahip yüksek düzeyde eğitim-öğretim, bilimsel araştırma, yayın ve danışmanlık yapan üniversitelerin bir fonksiyonu da toplumun bütün kesimlerine ayrım gözetmeksizin hizmet etmektir. Biz de AFSÜ olarak yaşlılarla ilgili yapısal ve uzun vadeli projelere imza atmak istiyoruz. Bu konuda yürüttüğümüz çalışmalar belirli bir olgunluğa ulaşınca kamuoyunu bilgilendireceğiz. Dolayısıyla bu aşamada, konuya ilişkin temel perspektifimizi belirten birkaç hususa değinerek sözü, konuşmacılara bırakmak istiyorum.

Projelerimizi Uygulayacağız

Toplumda, başarılı ve sağlıklı yaşlanan insanların sayısını artırmak için alınması gereken önlemler, atılması gereken adımlar vardır ve bu adımların atılmasında bilinçli bir akademik vizyonun önemi yadsınamaz. Biz, yaş almış bireylerin toplumda etkin bir rol alamayacağı düşüncesinin, kültürümüzle bağdaşmadığını düşünüyoruz. Bu açıdan yaşlıların sahip oldukları birikimleri topluma aktarmaya devam etmeleri bakımından; onların yaşamlarının bu döneminde de hayata katılmalarına imkân verecek koşulların sağlanması gerektiğine inanıyoruz. İnşallah üniversite olarak bu konudaki somut projelerimizi uzak olmayan bir gelecekte uygulayacağız.

Bu düşüncelerle, sempozyumumuzun bereketli ve etkili sonuçlar doğurmasını diliyor, organizasyonun gerçekleşmesinde katkısı olan herkese bir kez daha kurumumum ve şahsım adına şükranlarımı sunuyorum.”

Prof. Dr. Dündar’ın selamlama konuşmasının ardından konuşan Akdeniz Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Gerontoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İsmail Tufan, “Yaşam Boyu Öğrenme” başlıklı sunumunda yaşlılık ve yaşlılığın fiziksel ve sosyal boyutlarına değinerek yaşlılık döneminin önemli gereksinimlerine vurgu yaptı. Akdeniz Üniversitesinde kurulan 60 yaş üstü bireylere yönelik Tazelenme Üniversitesinin kuruluş amaçları ve kampüsleri ile bu çalışmaya ilişkin gözlemlerini aktaran Prof. Dr. Tufan, gerontoloji bölümü ve mezunlarının istihdamı konusunda da dikkat çekici bilgiler paylaştı.

Avukat Gökhan Kılıç’ın, “Yaşlılığın Hukuksal Boyutu” başlıklı sunumunda yaşlılığın ulusal mevzuattaki hukuksal boyutunu anlatmasıyla devam eden sempozyumda ülkemizdeki ve Dünya çapında yaşlılara yönelik yasal düzenlemeler hakkında detaylı açıklamalar yapıldı.

Son konuşmacı Sosyal Hizmet Uzmanı Emine Sağlam ise Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının yaşlılara yönelik hizmetleri ve özellikle pandemi sürecinde gerek kurumlarda gerekse de evde bakım alan yaşlılarımıza sunulan hizmetler hakkında açıklamalarda bulundu.