2021 Afyonkarahisar Aile Yılı Etkinliğinde Ailede Bilinçli Medya Kullanımı Tartışıldı

AFSÜ tarafından 2021 Afyonkarahisar Aile Yılı kapsamında düzenlenen etkinlikte, Öğr. Gör. İbrahim Şamil Köroğlu, “Ailede Bilinçli Medya Kullanımı” konulu bir seminer verdi. Medyanın kitlesel iletişim ve etkileşim teknolojilerini barındıran geleneksel ve dijital enformasyon kaynaklarını ifade ettiğini belirten Öğr. Gör. Köroğlu, gündelik hayatın parçası hâline gelen medyanın ancak doğru tanımlanmış ihtiyaçlar doğrultusunda kullanıldığında yararlı olabileceğini kaydetti.

AFSÜ’nün 2021 Afyonkarahisar Aile Yılı etkinlik takvimindeki üçüncü etkinlikte, ailede bilinçli medya kullanımı ele alındı. Çevrim içi etkinlikte, aile fertlerinin medyanın temel işlevlerini dikkate alarak kendileri için uygun tercihleri yapmaları gerektiği üzerinde duruldu. Etkinliğin konuşmacısı Öğr. Gör. İbrahim Şamil Köroğlu, çoğu zaman bir tür bilinç uyuması sonucunda zorunlu ihtiyaçları ile keyfî beklentilerini ayırt edemeyen bireylerin medyanın tetiklediği olumsuz etkilerle nasıl yüzleştiğine dair açıklamalarda bulundu.

Bilinçsiz medya kullanımının aile yapısında sebep olduğu hasarları; aileden çalınan zaman, görgüsüzlük ve tatminsizlik, yalan ve dedikodu, aldatma ve mahremiyet ihlali, maddi kayıplar ve aile içi iletişim problemleri olarak sıralayan Öğr. Gör. Köroğlu şöyle konuştu: “Günümüz toplumlarında herkes ama konumuz bağlamında özellikle çocuklarının olabildiğince dengeli bir kişiliğe kavuşması için titiz davranmak mecburiyetinde olan anne babalar, sürekli bir farkındalık içinde hareket etmek durumundadır. Bu, uyanık, canlı, eleştirel ve gerçekçi bir bakış açısıyla hem kendilerinin hem de sorumlu oldukları aile fertlerinin medya ile ilgili ihtiyaçlarını doğru şekilde tanımlamalarını gerektirir.

“Zararın sebebi sadece medyanın kendisi değil, yanlış kullanımıdır.”
Kültür endüstrisinin bir parçası olan medya, artık kullanıcı sıfatı kullanılan her yaş grubundan birey için bir takım beklentiler icat eder. Modalar ve pazarlama faaliyetleri ile dayatılan bu beklentilerin karşılanması her zaman bireylerin menfaatine değildir. Başta, en değerli sermayemiz olan vaktimizi tüketen, kazancımızı israf etmemize neden olan ya da sebep olduğu dikkat dağınıklığı ile gerçekten bizim ve ailemiz için önemli olan konulara yönelmesi gereken ilgimizi dağıtabilen medyanın kurduğu tuzaklara karşı uyanık olmak zorundayız.

Şüphesiz zararın sebebi sadece medyanın kendisi değil, yanlış kullanımıdır. Aile fertleri medya için ihtiyaçlarını değil de heveslerini, belirli tüketim kalıplarını, modaları dikkate alarak seçim yaptığında, olumsuz medya içerikleriyle karşılaşma ihtimalleri artar. Bu tür bir durumun da aile içi iletişimi ve huzuru bozma, sağlık sorunlarına yol açma ve aile bütçesine yük getirme dâhil aileye olumsuz yansımaları olabilir.

Çocuklar model alarak öğrenirler. Anne babasının medya tüketim alışkanlıkları, çocuğun da alışkanlıklarını şekillendirir. Ebeveynin hayat tarzı, eğlenme ve harcama kültürü, dolayısıyla medya alışkanlıkları zamanla çocuklarının da zihnine yerleşir. Bu açıdan anne babaların şu tarz soruları sıkça kendilerine yöneltmesi gerekir: Çocuğum medyayı nasıl kullanıyor? Ailesi ve arkadaşlarıyla sosyal ilişkileri nasıl? Ev dışında ve özellikle okulda nasıl bir hayatı var? İlgi duyduğu konular ve hobileri nelerdir? Özellikle dijital medyayı kullanırken sadece öğreniyor ve eğleniyor mu yoksa stres mi yaşıyor?”

Konuşmasında medyadaki belli başlı güvenlik tehditleri ve anne babalara düşen görevler üzerinde de duran Öğr. Gör. Köroğlu, bu tehditleri; kimlik hırsızlığı, e-dolandırıcılıklar, sahte ürün satışları, istenmeyen mailler, pornografi, siyasi manipülasyon ve sosyal kutuplaştırma olarak sıralayarak katılımcılara, internet servis sağlayıcıları tarafından ücretsiz sunulan ve internetteki zararlı içeriklerden büyük ölçüde koruyan Güvenli İnternet Hizmetinden, çocuk ve aile profillerinden birini seçerek yararlanmalarını tavsiye etti.